Kamyonunuz Size Ninni Söylüyor ama Siz Uyumayın

Kamyonunuz size ninni söylüyor denince aklıma ilk gelen şeyin bebeklerini uyutmak için arabayla gezintiye çıkaran anne babalar olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Bebekler arabada seyahat ederken genellikle çok rahat uykuya dalıyorlar. Tasarımcı bir arkadaşım geçmişte araba sürüşünü taklit eden bir beşik tasarımı projesine destek verdiği için bu konuyla ilgili detaylı okumalar yapmıştım. Sonraki dönemde bu tarz fikirlerin hayata geçtiğine ve ticarileştiğine de tanıklık ettik.

kamyonunuz-size-ninni-söylüyor-ama-siz-uyumayın

Araçların içindeki düşük frekanslı titreşimlerin yetişkinlerde de benzer şekilde uyku hali yaratma etkisi yaptığı Avustralya’da yapılan bir araştırmada ortaya konulmuş. Bu titreşimler öyle etkili ki sürücünün konsantrasyonunu ve alarmda olma, atiklik seviyesini daha sürüşün ilk yarım saatinde azaltıyor. Ağır vasıta araçların içindeki titreşimlerin çok daha yoğun seviyede olduğu düşünülürse belki de kamyonunuz size gerçekten ninni söylüyor olabilir. Kamyon ve otobüslerin karıştığı kazalar için direksiyonda uyudu ifadesi çok yaygın kullanılır. Belki de bize bunu düşündüren şey bilinç altımızda var olan araç içinde uzun yolculuk ederken yaşadığımız hisler olabilir.

 

Kapsamlı bir şekilde kurgulanan araştırmayı biraz daha yakından inceleyelim

Royal Melbourne Institute of Technology (RMIT) tarafından yapılan araştırmada 20’li yaşların başlarında olan 4’ü kadın 15 gönüllü ile özel bir sürüş simülasyonu çalışması yapıldı. Bu çalışma için özel bir simülatör üretildi. Bu simülatörde bir sürücü koltuğu, bir direksiyon ve yolu gösteren bir bilgisayar ekranı araç sürüş koşullarını ve titreşimleri taklit etme özelliği olan bir çelik plaka üzerine yerleştirildi. Gönüllüler rastgele bir sırayla titreşimli ve titreşimsiz koşullarda simülatörde araç kullandılar. Gönüllüler çalışmaya normal bir okul veya çalışma günü sonrası katılmışlardı. Onlardan tek yapmaları istenen şey simülasyon süresince aracı şeritte tutmalarıydı. Şaşırtıcı bir şekilde titreşimli sürüş simülasyonunun ilk 15-30 dk içerisinde sürücülerin dikkat ve atiklik seviyelerinin düştüğü ölçümlendi.

 

Uyku ve yorgunluk seviyesi analizinde hangi yöntemler kullanıldı?
  1. Direksiyon kontrolündeki hassas dokunuş seviyesi ölçüldü. Bu sayede aracı şeritte tutma kabiliyeti analiz edildi.
  2. Göz izleme teknolojisi kullanılarak göz kapaklarının açıklık seviyesi takip edildi
  3. Kalp atış hızı ölçüm monitörü sayesinde atikliğin azalmasına karşı kalp ritminde oluşan efor takip edildi
  4. EEG ile beyin aktivite seviyesi ölçümü yapılarak atik beyinden uykulu beyine geçişi gösteren beyin dalgaları görüntülendi

 

Peki bu sonuçlar ne anlam ifade ediyor?

Titreşimli sürüş simülasyonunda ortaya çıkan sonuçlar hem şaşırtıcı hem de düşündürücü. Bu araştırmadan da anlaşılıyor ki, yorgunluk kavramıyla atikliğin azalmasını birbirinden net olarak ayırmak gerekiyor. Örneğin olması gerekenden daha uzun süreler araç kullanan, gerekli sayıda mola vermeyen bir ağır vasıta şoförünün yorgunluğu kesinlikle bu araştırmanın kapsamı dışında. Burada bahsedilen ve kritik olan konu hiç yorgun olmamasına rağmen bir sürücünün araçta maruz kaldığı titreşimlerin sürekliliği sebebiyle beyin dalgalarında psikolojik bir yan etki oluşması ve bu yan etkinin sürücünün atikliğine azaltıp onu bir uyku haline sevk etmesi olarak ele alınabilir. Bu halden çıkmak için camları sonuna kadar indirip müzik sesini yükseltmek titreşimlerin sürekliliğine etki etmediği için fayda sağlamayacaktır.

Günümüzde araçlar sürekli gelişerek daha konforlu hale gelirken sürücülere çok daha az iş düşüyor. Aslında ne kadar az hareket edilirse o kadar çok bu titreşimlere maruz kalmak anlamına geliyor. Ya sürücüye çok daha fazla iş düşen eski tip tasarımlar tercih edilebilir ki bu mevcut gelişim yönüne ters olacağı için çok da mantıklı gözükmüyor. Ya da otonom sürüş teknolojilerinin daha da gelişmesi sayesinde gözlemci sürücü uygulamasına geçilerek sürücülerin etkisi minimum seviyeye çekilebilir. Bu durumun farkındalığıyla birlikte yapılması gereken en önemli şey üzerinize düşen tüm sorumlulukları fazlasıyla yerine getirmek olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir